🎋 Okula Gitmek Istemeyen Çocuğa Dua

Bu konuda ebeveynlerin yapması gerekenler. Öncelikle çocuğunu neden okula gitmek istemediğinin gerekçesini öğrenmelidir. Büyük ihtimalle bunun nedeni anneden ayrılmama isteği, tek başına kaldığını hissetme korkusudur. Bu şu şekilde kendini gösterecektir; altını ıslatma, ağlama, sinirli olma gibi şeklindedir. Bunu da Uzmanlar okula gitmek istemeyen çocukların genellikle anne ve baba ile yakın ilişkiler içinde olduğunu ve korku yaşayan çocuklar olduğunu belirtiyor. Okul fobisi, çocukların okula gitmek istememeleri ve okula gitmeyi reddetmeleridir. Bu durum okul korkusu olarak da adlandırılır. Peki, okul fobisi nasıl tedavi edilir? Okula gitmek istemeyen çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar ilk defa 1913 yılında “nörotik reddetme” durumu olarak ele alınmıştır. Buyazımda ebeveynlere bu durumda nasıl davranacakları konusunda basit tavsiyeler vermek istiyorum. Bir çocuk okula gitmeyi reddederse, o zaman çocuğun içinde kendini incinmiş hissettiği bir tür çatışma veya bir durum olduğu açıktır. Çatışma çocuk için yeterince ciddi. Bir yetişkin için bu tamamen saçmalık olabilir Okula başlama yaşı, özellikle yeni eğitim dönemleri öncesi sürekli tartışılan konuların başında geliyor. Genellikle çocukların 30-36 ay arası anaokuluna ve 66-72 ay arası ise ilkokula gidebilecek olgunluğa eriştiğini vurgulayan uzmanlar, yaşla birlikte zihinsel, duygusal ve bedensel gelişimlerin de dikkate alınması gerektiğini ifade ediyor. Çocukların Okula Gitmek İstemeyen Çocuklar. Okul öncesi çocuklarda görülen bir durum olan okul kaygısı ebeveynler için adeta bir kabustur. Okul çağına gelmiş her 10 çocuktan 3’ünde rastlanılan bir durumdur. Ailesine bağlı ve evde vakit geçirmeyi seven çocuklarda sıklıkla görülmektedir. Negibi önlemler alabilirsiniz? Çocuğunuz ilk kez okula gidiyorsa da daha önce okul tecrübesi var da bu seminer sizin için! Bu seminerde Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON konuyu anlattıktan sonra ve sorularınızı cevaplayacak. SEMİNERİN AMACI: Anne babaları okula alışım süreci hakkında bilgilendirmek Çocuklarda okula gitmek zaman zaman zorlayıcı olabilmektedir. Anne babalar da çocukları hakkında birçok durumu düşünerek kaygılar ve endişelere sahip olabiliyorlar. Bu durum aslında her yenilik sürecinin bir parçasıdır. Okul fobisi bu yeni süreçlerde ve zaman zaman oldukça normal olarak karşılanmalıdır. Okula gitmek istemeyen çocukların ebeveyni de kaygı yaşayabilir ve bu durumla nasıl baş edeceklerini bilemeyebilirler. Okul fobisinin altında yatan temel mesele “ayrılma kaygısıdır”. Özellikle ana okuluna ve ilkokula başlayan çocukların okula gitmek istememesinin sebebi çocuk ve anne arasındaki aşırı bağımlı ilişki GUn9. Okula başlamış ya da başlamasına kısa bir süre kalmış çocuğunuz okula uyum sürecinde sorun yaşıyorsa bu yazımız tam size göre! Çocuğum ağlıyor, okula gitmek istemiyor. Kapıda bacaklarıma yapışıyor. Kimseyle konuşmuyor. Tuvalete girmiyor. Yemek yemiyor. Evden çıkmadan pazarlıklar yapıyor. Okulun kapısında çığlıklar atıyor. Arkadaşlarına kötü davranıyor. Öğretmenini dinlemiyor. Sınıf camında bekliyor Sürekli beni ifadeler, davranışlar ve daha fazlası herkesin yaşama ihtimali olan, okulun ilk günü veya ilerleyen haftalarda karşılaşabileceğiniz normal durumlardır. Yapılan her türlü okula hazırlık çalışmaları, tedbirler ve umuda rağmen okula adaptasyon sorunu yaşanabilir. Yetişkinler bile ilk kez hiç tanımadığı bir yerde, tanımadığı kişilerle olmaktan kaygı duyabilir. Okula uyum sürecinde sorunun net anlaşılması için tespit etmeye yardımcı bazı soruların cevabını bulmak gereklidir. Okula uyum sürecinde ailelerin yapması gerekenler de dikkate alındığında bu süreci sağlıklı bir şekilde Uyum Sürecinde Ailelerin Yapması GerekenlerSorun anını tespit edinSıkıntının oluştuğu anı yakalamaya çalışın. Evde mi, kapıda mı, vedalaşırken mi? Okula hazırlık anının hemen öncesinde alınacak önlem, duyguyu inişe geçmeden sabit süresini tespit edinİlk ağlamasında ya da sesinin titremesinde olayı hemen büyütmeyin. Öğretmeninden de bunu rica edin, panik yaratmadan önce geçip geçmeyeceğini anlayın. Çünkü yeni bir ortamda sosyal olmayı hiç bilmeyen bir çocuğun, oyuncak sahiplenmesi bile kriz nedeni olabilir. Dolayısıyla gün içinde farklı duygusal geçişler yaşaması doğaldır. Çok tepkisel olduğu bazı konular varsa bunları önceden öğretmenine söylemeniz ve öğretmenin de sınıf içindeki gözlemlerini paylaşmasını yapınAnne-baba olarak dört çocuğunuz bile olsa sizin yaşadığınız birkaç deneyim, okulu yönetiminin ve öğretmenin yaşadığı tecrübelerle kıyaslanamaz. Çocuğunuzu siz tanıyorsunuz ancak çocukların genel davranışlarını onlar biliyor. Büyük ihtimalle sizin yaşadığınız sorunu ilk kez yaşamıyor olacaklardır. Bu nedenle eğitmenlerin bu konuda yardımcı olmasına izin vermeniz ve onlarla işbirliği yapmanız alışma sürecini kısaltacaktır. İlk günler kaybolmayınOkulun ilk günleri yakınlarda olmak, bahçede ya da dışarıda beklemek çocuğu günleri kısa geçirinZaten çoğu okul adaptasyon süreci için ilk hafta yarım zamanlı eğitime başlar. Ancak çocuğunuz fazla tepkiliyse birkaç gün daha kısaltabilirsiniz. Ama bu ödül gibi değil, mecburiyet gibi anlatılmalıdır. “Şimdi okula gidiyoruz ancak benim doktora gitmem gerekiyor. Bu yüzden seni okuldan çok erken almam gerekecek. Okulda kısa bir süre kalacaksın, sonra hemen almak zorundayım.’’Geç kalmayınZor alışan bir çocuğunuz varsa geç kalmayın, çocuğunuzun ayrılık kaygısına bir de terkedilme korkusu eklemeyin. Geç kalacaksanız ya başka birinin almasını sağlayın ya da telefonla iletişim kurup, öğretmenle birlikte hemen bir B planı zorlamayın“Ne yedin, ne içtin, öğretmenin ne dedi, nasıl davrandı, sana kızdı mı, oyuna aldılar mı, ağladın mı?’’ gibi sorularla, çocuk üzerinden okulu ya da öğretmeni denetlemeye çalışmayın. Eğer bir endişeniz varsa bunu konuşun ya da belli etmeden öğrenmeye çalışın. Çocuk tedirginlik hissetmemelidir. Çocuğun okulda yaptığı her şeyi adım adım öğrenmek için zorlayıcı davranmayın, ısrar etmeyin. Siz bütün bir günü saat saat anlatmak ister misiniz? Bunun sorgulanması hoşunuza gider mi? Artık okul çocuğunuz için onun “özel’’ alanı olacak. Her şeyi paylaşmayabileceğini kabul edin ve anlatmak istediklerini istekle hatırlatınSizi çok özlediğini söyleyerek içinizi parçalayan çocuğunuzun, cebine bir fotoğrafınızı koyabilir ve özlediğinde bakmasını isteyebilirsiniz. Hatta bunu bir etkinliğe dönüştürebilir, okul öncesi ilk hafta etkinliklerinizi artırabilirsiniz. Romantik ve rahatlatıcı etkisi olacaktır. Materyal kullanmadan düşünceyle sakinleştirme yöntemi kullanılabilir; “Özlediğin zaman gözlerini kısacık kapatıp beni düşünebilirsin. Ben iş yerinde ya da dışarda seni özlediğimde böyle yapıyorum ve kendimi çok iyi hissediyorum.’’Dikkatli olunÇocuğun davranışları ve hareketleriyle ilgili başkalarına açıklama yaparken dikkatli olun. Öğretmeniyle bile kapıda konuşurken “Çok sorun oldu mu?, Çok ağladı mı?, Ne yaptı?” sorularını çocuğunuzun duymadığından emin olun. Uyku hariç -o bile şüpheli- çocuklar her şeyi kaydedebilir. Arabada dönerken babasına, teyzesine ya da büyükannesine okul günü ile ilgili yaptığınız açıklamayı hiç tepki vermeden, can kulağıyla dinlediğine emin müdahaleyi ödüle çevirmeyinAşırı zorlandığınız zaman okula gitmemesi bir yöntem olabilir. Okula gitmek istemeyen çocuğa nasıl davranılmalı, önce bunu kavramalısınız. Çünkü buradaki davranışınız çok önemlidir. Okul yerine bir oyun parkına gitmemelisiniz. Ya da okuldan ağladığı için erken alıp onu sinemaya götürmemelisiniz. Cezalandırmak yanlıştır ancak okuldan çıkış bir ödüle dönüşmemelidir. Aşağıdaki yıldızlara tıklayarak oyunuzu verin. ★ ★ ★ ★ ★ Makelemiz 83 okuyucumuzun oyuyla 5 üzerinden 4 puan almıştır. Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sabri Hergüner, okul korkusu okula giden her 40–50 çocuğun birinde görülebilen bir durum olduğunu, eğer kısa sürede üstesinden gelinmezse çocuğun hem eğitim hayatını, hem de arkadaş ilişkilerini olumsuz etkileyeceğini durumun aile içinde de gergin bir durum oluşturabileceğini, okuldan korkan çocukların üçte birinin uygun yaklaşımlar gösterilmediğinde, okuldan soğumakta ve daha erken dönemde okuldan uzaklaşabildiğine dikkat çeken Hergüner, okul korkusunun herhangi bir yaşta ortaya çıkabileceğini, ancak en sık ilkokula ya da anaokula ilk defa başlayan 5–7 yaşlarındaki çocuklarda gözlenebileceğini bildirdi. "Çocuk kaybolacağı düşüncesiyle okula gitmek istemiyor" Bunun yanı sıra 5. sınıftan 6. sınıfa ya da 8. sınıftan 9. sınıfa geçişte olduğu gibi okul, öğretmen, arkadaş çevresinin değiştiği zamanlarda da okula gitmek istememe durumunun ortaya çıkabileceğini vurgulayan Hergüner, şöyle devam etti''Bazı zamanlarda ise bu durum ders başarısızlığı korkusu nedeniyle okul döneminin sonlarında, sınav zamanlarında başlar. Çoğu durumda çocuk esasında okuldan korkmamaktadır, korktuğu anne-babasından ayrı kalmaktır. Annesini bir daha göremeyeceğini, kendisini bırakıp gideceğini, hatta evlerini taşıyıp başka şehre yerleşeceklerini ve kendisinin kaybolacağını düşünür, bir türlü ders saatinde annesini bırakıp tek başına sınıfa giremez.''Bu durumun okulun ilk haftasında özellikle anasınıfı ve birinci sınıfa başlayan çocuklarda fazlaca görülebileceğini okulun ilk günü yaşanan kalabalık, telaş, hareketlilik çocukları daha da korkutabileceğini dile getiren Hergüner, şunları kaydetti''Okul korkusu olan çocuklar tatil günlerinde yani okulun olmadığı zamanlarda daha rahat ve huzurludur. Ancak okula gidilecek günün akşamından itibaren sıkıntılar başlar. Huzursuzluk, gerginlik, sinirlilik, hırçınlık, ağlama, karın ağrısı, bulantı ve uykusuzluk yaşayabilirler. Okul sabahında bu durumlar en üst düzeye çıkar. Anneye okula gitmemek için yalvarma, bağırma, vurma, ağlama nöbetleri, okula gitmeyi ertesi güne ertelemek için pazarlık yapma ya da okula gitmek için rüşvet isteme sık görülen durumlardır. Bu durumda eğer okula gitmekten vazgeçilirse bir sonraki güne kadar çocuk rahatlar. Ancak ertesi günün sabahında sorunlar yaşanmaya devam eder.''Çocukların önemli bir kısmının ayrılığın üstesinden bir iki hafta içinde gelebildiğini, bu durumda olan çocuklara ebeveynlerin ve öğretmenin uygun yaklaşımı gerektiğini ifade eden Hergüner, İlk defa 4 – 5 saat için annesinden – babasından ayrı kalmanın, tanımadığı arkadaşlarla aynı ortamı paylaşmanın, öğretmen ile ilk defa karşılaşıyor olmanın çocuğa zor gelebileceğini söyledi. Okula 1 hafta önce başlatılan çocuk daha uyumlu oluyor Hergüner, mutlaka ilk aşamada ailenin çocuğun bu zorluğu yaşayabileceğine hazırlıklı olması gerektiğini belirterek, ''Kaygılı, endişeli, anneden ayrı kalma durumu karşısında sıkıntı yaşayan çocukların okullar açılmadan 2-3 hafta öncesinden okula hazırlanması gerekir. Örneğin, okullar açılmadan önce okulu görmeye gitmek, öğretmen ile tanışmak, sınıfta bir müddet oturmak, kırtasiye alışverişini birlikte yapmak, çocuğun okula olan merakını, motivasyonunu artıracaktır. Özellikle birinci sınıflar için yapılan bir hafta önceden okula başlamak çocuklar için çok yararlı bir uygulama. Ebeveynlerin çocuğun okula gitmesi konusunda kararlı olması gerekir. Bu özellikle ilk üç dört gün çok zor olabilir. Ebeveynlerindeki kararlılığı ve tutarlılığı görmek çocukta da bir güven duygusu oluşturacaktır'' diye konuştu.''Çocukla alay etmeyin" Okul korkusuna karşı çocuğun mümkün olduğunca çabuk okula başlaması ve sınıfına devam etmesi gerektiğini anlatan Hergüner, sözlerini şöyle sürdürdü''Okul devamsızlığı ne kadar çok uzun sürerse, yeniden sınıfa dönme ve okul korkusundan kurtulma o kadar zorlaşacaktır. Bu nedenle erken müdahale çok önemlidir. Çocuğun korkularını ve kaygılarını hafife almamak, numara yaptığını düşünmek, çocukla alay etmek, kızmak, bağırmak durumu çözmek yerine daha da artırabileceğini 'Sen bebek misin?' 'Ağlanır mı?', 'Şımarıklığı bırak!' gibi çocuğun içinde yaşadığı kaygıları, korkuları göz ardı etmek, çocuğu daha da sıkıntıya sokacaktır. Çünkü çocuk bir şekilde yardım istemektedir. Ancak bunun tam tersi olarak da kontrolü tamamen çocuğa bırakmak, yani istemediğinde okula göndermemek, sınıf önünde sürekli çocuğu beklemek de sorunu çözmeyen yöntemlerdir.''Çocukların önemli bir kısmının ayrılığın üstesinden bir iki hafta içinde gelebildiğini vurgulayan Hergüner, eğer aile durumun üstesinden gelemediklerini düşünmeye başladıklarında mutlaka bir uzmana gitmelerini önerdi.

okula gitmek istemeyen çocuğa dua